Datça..
Bir yanı Ege, bir yanı Akdeniz Datça..
Rüzgarı eksik olmayan, dağları kekik kokan Datça..
Badem çiçekleriyle kar yağmış edası veren, tüm yolları denize çıkan Datça..
Knidos zamanından beri nice sanatçıya yuva olmuş Datça..
Gelin Datça’yı bir de bizim gözümüzden görün, tanıyın, gezin!
Datça Nasıl Bir Yerdir?
Datça’yı tam olarak anlatabilmek bizce pek mümkün değil ancak yine de birkaç kelime bile sarf edebilirsek burayı anlamanız, gezinizi anlamlandırabilmeniz için yardımcı olur diye düşünüyoruz.
Doğa harikası, el değmemiş ormanlarla kaplı, içme suyundan berrak koyların olduğu, tertemiz bir havaya sahip, sade ama kaliteli yaşam tarzının yoğun olduğu, insanlarının özgür, eğlenceli ve hoşgörülü olduğu, salaş ve mütevazi, aslında
“olduğu gibi” bir yer Datça..
Tüm güzelliklerinin yanı sıra Datça’yı anlamak için Datça’yı yaşamak gerekiyor. Nasıl ki bir sanat eseri herkesi farklı bir yerden yakalıyorsa, Datça’da kendine has ruhu olan bir yer.
Yani Datça, tarihçi Strabon’un “Tanrılar uzun yaşamasını istedikleri/sevdiği insanları Datça Yarımadası’na bırakırlar.” dediği kadar var..
Bilmeniz gerekenler:
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.