
Doğu Akdenizli çiftçiler, zehirli olan yabani badem ağaçları içinden, zehir oluşturmayanları seçmenin bir yolunu bulur ve bunları çoğaltır. Meyvesi hala yenilebilir değildir ancak çekirdeği yenilebilir duruma gelmiştir. Yetiştirmesi kolay olan ve pişirilmesine gerek olmayan badem zengin besin içeriğiyle kısa zamanda popüler olur.

Arılar badem ağaçlarının tozlaşmasını sağlar ve polenini yayarlar. Bu, badem ağaçlarının meyve vermesini ve farklı badem türlerinin yayılmasını sağlar. O yüzden uzun yıllardır çiftçiler badem ağaçlarının yanında arı kovanı da bulundururlar.

Badem satışına başlayan ilk millet Mısırlılardır. Arkeolojik bulgulara göre, Tutankhamon’un mezarında bulunan gıdalardan biri de bademdir.
Badem, İpek Yolu’ndaki seyyahlar vasıtasıyla Yunanistan, Türkiye ve Orta Doğu’ya getirilmiştir.
Türkiye’de, Karadeniz’in kıyı bölgesi ve yaylaları hariç hemen her bölgede badem yetiştirilmektedir. Badem yetiştiriciliği ülkemizde Ege Bölgesi’nde yoğunlaşmıştır ve burada da en önemli nokta Datça Yarımadası’dır. Datça bademi yalnızca Türkiye’de değil Dünya'da da en iyi badem olarak kabul görmektedir.

Ülkemiz bademin gen merkezlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Ancak buna rağmen ABD dünya üretiminin yaklaşık %83 ünü tek tek başına karşılayabiliyorken Türkiye, üretimde geride kalmış ve hala bademini dışarıdan almaktadır. Bu noktada yerli üreticiyi destekleyerek daha çok üretmeye ve bilinçlenmeye sevk etmemiz şart.

Bir badem ağacı, ekildikten sonra 3-5 yıl içerisinde meyve vermeye başlamakta, tam anlamda verimliliğe ulaşması 7-8 seneyi bulmakta ve yaklaşık 40-50 yıl kadar meyve verebilmektedir.
Şubat ayında çiçeklenen bademler(Datça’da Badem Çiçeği Festivali ile kutlanır.) baharda meyve verir ve çağla hasadı yapılır.
BADEM ÇİÇEĞİ EFSANESİ ile ilgili yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Yaz aylarının başlarında olgunlaşan bademler tekrar hasat edilerek taze badem/buzlu badem olarak tüketici ile buluşturulur.